Sevmek

sevmek.jpeg

Aslında çok basit de, biz insanlar zorlaştırıyoruz bunu, kısaca sevmek…

Hani bazen biri çıkar ömür boyu dinleyesin gelir ya, aslında anlatmak istediğim şey tam da bu.

Heyecandan birkaç gün yemek yiyemezsin, evin içinde döner durursun, böyle bir kıpır kıpırlık olur. Bütün güzelliğini, bütün emeğini ona feda edesin gelir ya, işte o sevmekten bahsediyorum.

Betimlemesi zor bir histir bu. Her ezanda aklına geliyorsa, hiçbir namazda aklından çıkmıyorsa, gördüğün her harf onu hatırlatıyorsa anlayabilirsin beni belki.

Bilmiyorum, ne zaman bu konu açılsa, “Seveceksen ALLAH için seveceksin” diyesim geliyor. Seni ALLAH için sevdim diyeni seveceksin ya da.

Özgür olacak sevdiğin, her şey, dünya, para, heyecanlar kontrolünüzde olacak. Korkmayacaksınız hiçbir şeyden, ötesi yok aslında cehennemin dibine kadar birbirini sevmeye cesaret eder bir çift olacaksınız.

Sabah namazını birlikte kılıp günübirlik Venedik’te sokaklarda kaybolmamaya çalışacaksınız mesela. Başka biri olacak o ötekilerden. Beden değil başka bir şey olacak sevdiğin. La Rampla da birlikte yürürken sebepsiz yere seni durdurup, “Hiç, sadece gözlerinin içine bakasım geldi” diyen biri olabilir mesela.

Aslında yaşamak bir kültür meselesidir. O kadar geniş bir algınız olacak ki, dininizi de daha iyi yaşayacaksınız birlikte, en gezginden daha çok gezeceksiniz, en mutludan daha çok tebessüm edeceksiniz, en sevenlerden daha sıkı sıkıya tutacaksınız ellerinizde.

Merkezinde ALLAH’ın olduğu yüreğe sahip birini seveceksin. Ve öyle seveceksin ki, ondan daha çok sadece ALLAH’ı seveceksin.

Bir bilinmezlik olacak mutlaka, bilemeyeceksin bazı şeyleri çok ayrıntıya girmeden, özetle seveceksin bazen. Bazen bunun adı sevgi olmayacak, aşacak, taşacak artık sevmiyor ona inanıyor olacaksın.

Hatta o kadar seveceksin ki ona bile gerek kalmayacak bir yerde. Sen de kalmayacaksın, o da kalmayacak. Bir tek sevgi kalacak, sizi ALLAH’a götüren bir cennet olacak bu dünya…

Onun seni sevdiğini bilmek gıdan olacak. Bunu bilmek en güzel değil tek gerçek şey olacak hayatında. O senin küçücüğün olacak, bitanen olacak. Kıyamayacaksın bakmaya bile. Kaldıramayacağını bilsen de bu kadar sevgiyi, hani demiştim ya gökyüzünün tavanına kadar seveceksin neredeyse artık.

Aslında uzatmaya da gerek yok ama o kadar seveceksin ki, uzatmaktan da saçmalamaktan da yazmaktan da yazmamaktan da korkmayacaksın. Bir ALLAH’a teslimiyet kölelik olmayacak senin için bir de ona.

Öyle bir şey olacak ki sevmek, satır aralarındaki tanım olmaktan çıkacak. Sende ete kemiğe bürünecek. Gören, işte bu adam seviyor diyecek. Sevmen, dokunulabilir, görülebilir, duyulabilir bir şey olacak. Somutlaşacak. Yanında taşıyacaksın yüreğinden alıp bazen.

Namaza benzeyecek biraz da sevgin, niyet ettikten sonra etrafa bakmayacaksın. Yalnız olacaksın biraz, en güzel aşk yalnızken gelirmiş. Aslında insan en çok yalnızken, sıkılırken mutludur. Çünkü hevesten arınmışsındır. Hele bir de hüzün varsa, en çok o zaman yaklaşırsın ALLAH’a. Seveceksen ağlamadan sevmeyeceksin, aşk buğusuz olmaz, kuru gözlerde sevdiğinin yüreğini göremezsin.

Ona huzur vereceksin, sana güvenecek. Sadece gülerken değil ağladığında da onu bırakmayacağını söyleyeceksin. Gecenin köründe de arasa sanki hiç uyumamışsın onu bekliyormuşsun gibi açacaksın telefonu. Heyecanın bazen gidebilir, önemli değil O’nun O olduğuna inandıysan eğer, ibadete devam edeceksin…

Onun için önemli insanların hep yanında olacağını sanır, ta ki olmayıncaya kadar. Hatta seni, hayatındaki en büyük ikramı bile kırabilir bu uğurda. Onu anla, böyle durumda bile onu bırakma, işin gücün onu sevmek olsun. Zaman zaman maske takabilir ve hayat değil bu ona ağır gelebilir. 5 sene sonra yanında olmasını isteyeceği kişinin sen olduğunu hemen şimdi anlaması için ALLAH’a dua etmeyi de unutma. O senin küçücüğün ve her şeyindir, bunu bilmesine izin ver. Bitanendir o senin, kimyandır.

Neyse,

Seviyorsan gerçekten, hayatında iki kere düğüm yükselecek boğazına,

Biri onu tanıdığın gün…

Biri de ayrıldığın gün,

Yani bugün…

Reklamlar