Bakmak ve Görmek

bakmak-ve-gormek.png

Temelde aynı kavram gibi görünse de aslında birbirinden bağımsız iki eylemdir bakmak ve görmek. Bir şeye bakmanız onu gördüğünüz anlamına gelmez aslında. Onu görmeniz için odaklanmanız, belki de açınızı değiştirmeniz gerekebilir.

Hayatım boyunca insanların benim gördüğüm şeyi görmemesinden dolayı sert çıkışlara uğradım. Benim anlatmak istediğim konu, göstermek istediğim çok farkı bir şey iken, onlar sadece baktılar. Görmediler. Bundan dolayı onları suçlayamam tabi ki; çünkü peygamber efendimizin de demiş olduğu gibi “İnsanlara akılları ölçüsünde söz söyleyiniz” cümlesine ben uymadım.

Aslında bakmak ve görmek olayı birazcıkta kalp gözünüzle de alakalı bir durum. Yani bir olaya bakış açınız nasıl? Eğer art niyetli bir insansanız karşı taraf sizin iyiliğinize olan bir durum sağlamaya çalışsa bile siz bunu kötü göreceksinizdir. Tabi bu durumun tam tersi de olabilir. Bunlara ek olarak olayları görememeniz karşınızdaki insanı tanıyamamanızla da alakalı olabilir. Bu da güven ve kıskançlık duyguları arasında bir durumdur. Yani bir insana güvenmezseniz o ne derse desin ne yaparsa yapsın sizin ön yargınızdan dolayı durum değişmeyecektir. O insan kötüdür. Kıskançlık olayı ise çok daha çeşitli ve derin bir durum. İşini, ailesini, parasını yani kısaca neyini kıskanıyorsanız buna göre değişkenlik sağlayacak bir durumdur.

Yaratılışımdan mıdır yoksa yaşadıklarımdan mıdır bilmem ama ben baktığımda ilk önce hep detayları görürüm. Kendimi karşımdakinin yerine bir koyarım. Vicdan muhasebemi yaparım. Aldığım kararları da bu doğrultuda alırım. Çok şükür bu zamana kadar da kendi çıkarlarım için gerçekten uzak bir karar almadım.