Sadakat

sadakat.jpg

Sadakat en zor sınavdır.

Verdiğin yeri beğenmeyip çeker gider kimileri.

Düşünürsün; acaba hangi beklentiyle geldi de,

Umduğunu bulamadı diye.

İşine gelmeyince de her şeyi bahane eder.

Yere değil, değere bakanın,

Sabredenin,

Kalbini kazanmaya çalışanın elini tut.

İlk fırsatta kaçıp gitmeyi değil,

Seninle kalmayı seçenle ol.

Unutma;

Sadakat hep sınavdan geçer!

Reklamlar

Yalan

yalan.jpg

O tüm hayatımı, güzel anılarımı anlattığım insanlar…

Bana yakın olabilmek için yalanlar söyledi. Ve yine aynı düşüncedeymiş hissi vermek için diğer insanları suçladı. Beni gerçekten seven insanların söylemediği sözleri söylemiş gibi aktardı…

Başkasına yar etmemek için onların üzerine gitti. Beni yalnız bırakmaya çalıştı. Aslında söylediği her şey yalandı. Bana yakın olabilmek için benim olmasını istediğim biri gibi görünmeye çalıştı. Ama ne olduğu gibi görünebildi ne de görünebildiği gibi oldu.

Ve ben hala insanların iyi olduğuna inanan bir aptal olarak yaşamaya devam ediyorum. Halbuki insanlara güvenilmez, insanlar yalancıdır…

Ben bu aptallığımla her zaman kaybedeceğim…

İnsanlar

insanlar.jpg

İnsanlar…

Ah şu insanlar…

İnsanın hevesini kaçırıyorlar sonra ilgiyi kesince de değiştin diyorlar.

Ama kimsenin ben ne halt ettim de soğudu benden dediği yok.

Yazık…

Olmuyorsa Zorlamayacaksın

 

Olsun istersin…

Hatta olsun diye yapılması gerekenden daha da fazla üstelersin.

Aşktır;

Değer verirsin, ödün verirsin, sevgiden de öte saygı gösterirsin.

Olmayacak kaç şey varsa bir araya bile getirirsin…

Bakarsın;

Ne anlattığını anlayabilmiş, ne de çözüm için bir şeyler yapma gayretinde.

İştir;

Sabahlarsın, “olsun” diye ailenden çaldığın zamanı oraya verirsin…

Dosttur;

Hayatta kimseyi dinlemediğin kadar dinler, kendine ayırmadığın onca şeyi “O’na” ayırmaya çalışırsın…

Sonra olayın içinden kendini çıkartır, şöyle karşıdan yaptıklarına bir bakarsın…

Bakarsın ki her şey başladığın gibi!

Olmuyorsa, olmuyordur!

Gönlün rahat mı?

Elinden geleni yaptın mı?

Cidden;

Olmuyorsa zorlamayacaksın…

olmuyorsa-zorlamayacaksin.jpg

Göl

gol.jpg

Padişahın biri bir gün sarayının etrafına kocaman bir göl yaptırır. Gölün içine bütün vahşi deniz yaratıklarını atar ve ülkenin dört bir yanına “Her kim buradan yüzerek karşıya geçerse mirasım ve kızım onundur” diye haberciler salar. Suya atlayan herkes ya geri döner ya da vahşi balıklara yem olur. Derken adamın birinin hiç ardına bakmadan son hızda yüzdüğünü görürler. Padişah nefes nefese kalmış olan adama sorar:

– Söyle bakalım kızımı mı istiyorsun?

Adam hala nefes nefesedir:

– Hayır.

– Tahtımı mı istiyorsun?

– Hayır.

– E söylesene be adam ne istiyorsun benden?

– Beni göle iten o o.ç.’nu bul bana!…

Sustum

sustum.jpg

Yine kendimi yorgun hissettiğim zamanlardayım. Zaten hayat bazen yormaz mı insanı?

Hayatta bazen susmak yorar, beklemek yorar, özlemek yorar, hoş görmek yorar, affetmek yorar, boş vermek bile yorar insanı.

Ama insan susar. Yorulacağını bilse dahi susar. Her şeye, herkese karşı susar.

Bağıra bağıra susar…

Ve artık herhangi bir hayale kucak açamayacak kadar yorgunum…

O kadar yorgunum ki; susupta ağlayasım, ölüpte dinlenesim var…

Nasip

nasip.jpg

Şimdi yaşadığım şu hayata bakıyorum da tek söyleyebildiğim nasip değilmiş demek oluyor. Oysa ne güzel hayallerim vardı. Ama olsun, belki bir gün başka bir yerde nasip olur. Zaten nasip kadar güzel kelime var mı? Ne eminsindir, ne de ümitsiz. Ama senin adına en iyisini bilene teslim…

ALLAH’ım hakkımda ne hayırlısıysa onu nasip et…