Yüzleşme

yüzlesme

Her insanın, korkularıyla, acılarıyla, tüm geçmişiyle ve gerçeklerle yüzleşmesi gerekir.

Bunu ne kadar geç yaparsa, kendisindeki değişimi de o kadar geç fark eder.

Acıyı ve üzüntüyü paylaşmak daha da yakınlaştırır insanları.

Yüz yüze konuşamadıkları şeyler olsa da birbirleri için ne kadar önemli olduklarını bilirler her zaman.

Ne istediğini bilen biri daha hızlı yol alır.

Daha çabuk çıkar düştüğü kuyudan.

Ne olursa olsun yalnız olmadığını bilmek ister insan.

Üzerinde durduğu ayakları ne kadar güçlü olursa olsun, birinin elinden tutmasını ister.

Kendisiyle yüzleştikten sonra bile hayatında hiçbir şey değişmez bazısının.

Onların hayatında değişime yer yoktur.

Her şey olduğu gibi kalsın isterler.

Kiminin de kendisiyle yüzleşmeye hiç mi hiç ihtiyacı yoktur.

Birine tüm geçmişini anlatmak, ona seni seviyorum demekten daha zordur aslında. Bazıları işte bunu yapar.

Sevdiğini söyleyemez belki ama alır tüm geçmişini avcuna bırakır.

Bazen de bir yüzleşme hiç de iyi bir sonuç vermez.

Ve ne olursa olsun insan yüzleşmeli kendisiyle.

Hatalarını görebilmeli.

Yaptığı her hatadan ders çıkarabilmeli.

Çünkü hata insanlar içindir….

Reklamlar

Babam Öldü

babam-oldu

Babam öldü, demiş Temel.
İlyas sormuş:
-Neden öldü?
-Apartmanın sekizinci katının balkonundan düştü.
-Eyvah parçalandı mı?
-Yok, girişteki bakkalın tentesine düşünce oradan havalanıp karşı apartmana yöneldi.
-Apartmana mı çarptı, nasıl oldu?
-Yok, karşı apartmanın balkonunda çamaşırlar asılı idi. Çamaşır ipine vurup fabrikanın bahçesine düştü.
-Orada mı öldü?
-Yok, fabrika çelik yay fabrikası, bahçedeki yayların üzerine düşüp havalandı yeniden…
-Peki sonra?
-Sonrası ne? Baktık ki yere inmiyor, biz de vurduk onu.

Çok Seviyorum

cok-seviyorum.jpg

Çok seviyorum kız seni…

Ben şuanda acayip mutluyum. Gerçekten, dünyanın en mutlu insanı ben bile olabilirim şuan. Hep böyle birlikte kahvaltı yapsak ve sen hep böyle benim ekmeğime reçel sürsen, çayları ben doldursam, sabah uyandığımda duyduğum ilk ses senin sesin olsa, gece gözlerimi kaparken gördüğüm son şey senin yüzün olsa…

Çok mutluyum biliyor musun?

Ya ben seni çok seviyorum…

At Ölüsü

at-olusu

Temellerin sınıfından kimse okula gitmemiş. Sınıfta kimsenin olmadığını gören müdür sinirlenmiş ve “ertesi gün ben onlara yapacağımı bilirim” diye söylenmiş. Ertesi gün öğrenciler okula geldiğinde müdür sınıfa girmiş ve “düzgün bir mazeretiniz yoksa hepinizi disipline vereceğim” demiş.

Öğrenciler sıradan başlamış; “hocam sabah giyindim, kuşandım, atıma bindim tam geleceğim, at öldü…” Diğer öğrenciye sormuş cevap aynı; “hocam sabah giyindim, kuşandım, atıma bindim tam geleceğim, at öldü…” Bütün sınıf aynı cevabı verir. En son bizim Temel vardır ve müdür Temel’e aynı mazereti söylersen hepinizi disipline vereceğim der.

Temel: “hocam sabah geyundum, kuşandum, tam geleceğum bir baktum yol bir at ölisu bir at ölisu celemedum.”

Oyunlar Oyunlar

oyunlar-oyunlar

Her şeyi anladım ben.

En başından beri kocaman bir boşluğun içindeyim,

Didiniyorum çabalıyorum ama hiç bir şey olmuyor.

Ne o boşluktan kurtulabiliyorum,

Ne o boşluğu doldurabiliyorum.

Hiç bir şey yapamıyorum.

Sürekli oyunlar oyunlar…

Ben bir de bu oyunu bozamam ki…

Maymun ve Aslan

maymun-ve-aslan

Zengin bir öğle yemeğinin ardından, ormanlar kralı aslan, ormanında gezintiye çıkmış. Onu gören tüm diğer hayvanların korku ile kaçmasından olsa gerek, kendini çok yalnız hissediyor, birileriyle sohbet etmek için dayanılmaz bir istek duyuyorken, bir ağacın tepesinde, yaprakların ve dalların arasında maymun’u görmüş;
– “Maymun kardeş, yanıma gel de seninle biraz sohbet edelim” demiş.
– “Gelmem. Beni öldürürsün, yersin.” diye yanıtlamış maymun.
– “Gel, bir şey yapmayacağım. Söz veriyorum.” demiş aslan.
– “Geçen gün ceylana da söz vermiştin, ne oldu?”
– “Bugün karnım tok. Korkma, gel biraz konuşalım.”
– “Kendini şu ağaca bağlatırsan gelirim. Yoksa kesinlikle inmem ağaçtan.”

Maymun ile sohbeti artık gurur meselesi yapan aslan, etrafına bakınmış ve az ileride, her şeyden habersiz karnını doyuran geyiği görmüş. Geyik, aslanı
fark edip kaçamadan aslan yolunu kesmiş:
– “Çabuk gel, beni şu ağaca bağla, yoksa seni öldürürüm!” demiş. Geyik çaresiz, sarmaşıkları almış, aslanı gösterdiği ağaca bağlamış. Maymun;
– “Şurası iyi olmadı, pençesini oradan kurtarır, boynunu da iyi bağla, hiç kıpırdayamasın…” diyerek geyiğin görevini tam olarak yapmasına yardımcı olmuş.
– “Tamam, bak hiçbir yerimi kımıldatamıyorum, in aşağı artık.” diyormuş
aslan. Maymun;
– “Hayır, inmem. Geyik uzaklaşsın. Beni yakalayıp seni çözer.” demiş.
Aslanın da talimatıyla geyik hızla uzaklaşmış.

Her istediğinin yerine getirildiğini ve çevrede başka tehlike de olmadığını gören maymun, aşağı inmeye başlamış. Ancak, aşağı inerken ürperdiği, bir titreme geçirdiği aslanın gözünden kaçmamış. Aslan;
– “Yahu, her tarafım bağlı, hala benden korkuyorsun, ürperiyorsun.” demiş.
Maymunda;
-“Yok.” demiş, “korkudan değil heyecandan ürperdim. İlk defa bir aslan s*keceğim de.”

Gizli Sevda

gizli-sevda.jpg

Hani bir sevgilin vardı,
Yedi sekiz sene önce,
Dün yolda rastladım,
Sevindi beni görünce.

Sokakta ayaküstü,
Konuştuk oradan buradan,
Evlenmiş, çocukları olmuş,
Bir kız, bir oğlan.

Seni sordu,
Hiç değişmedi, dedim,
Bildiğin gibi…
Anlıyordu.

Mesutmuş, kocasını seviyormuş,
Kendilerininmiş evleri..
Bir suçlu gibi ezik,
Sana selam söyledi…