Yüzüm Yere Düşüyor

Nasıl bir adam oldum ben?

Böyle karaktersiz ne yaptığını bilmeyen…

Geçmişin intikamı çıkıyor sanki,

Yapmam dediğim her şeyi yapıyorum.

Utanıyorum kendimden, düştüğüm bu halden…

Yüzüm yere düşüyor,

Eğilip yüzüme bakamıyorum…

Reklamlar

Kendine Anlat

kendine-anlat

Beni benden tanımak yerine başkalarından tanımaya çalışırsan elbette yanılırsın…

Her insana aynı davranılmaz çünkü, herkese hak ettiği değerde davranılır.

Gerçi bir taraftan da haklı olabilirsin, tercih senin.

Ama bilmeni isterim ki, adım çıkmış bir kere. Sen sadece uzaktan bakmakla yetin ve kaçır gözlerini ve bana değil kendine anlat beni sevmediğini…

Vazgeçince Bile Vazgeçemeyenler

Kimsenin en sevdiği olamadım ben…

Ya vazgeçtim ya vazgeçildim…

Ama şunu öğrendim,

Kaybedenler hep vazgeçince bile vazgeçemeyenler oluyormuş…

Her şeye rağmen bu hayatta vazgeçen veya vazgeçilen olmak yerine iz bırakan olunmasıymış.

Neyse biz de bundan sonra yalnızlarla devam ederiz…

Efsane Geri Dönüyor

Söyleyin bilsinler…

Dostlarımız sevinsin,

Düşmanlarımız üzülsün.

Yokluğumda var olanlar,

Varlığımda yok olacaklar.

EFSANE geri dönüyor…

Normal Olmamayı

Kusurlarımı seviyorum.

Darılınca surat asmayı,

Canım sıkıldığında sebepsizce bağırmayı,

Olur olmaz yerde kahkaha atmayı,

Normal olmamayı seviyorum…

Sadece canımın istediği şeyleri yapmayı,

Bazen düşünmediklerimi birden söylemeyi,

Bazen herşeyi yüzüme gözüme bulaştırmayı,

Öfkelerimi…

Kızınca küsmeyi,

Heyecanlarımı,

Bazıları hak etmediği halde, sevmeyi.

İçimdeki çocuğu,

Beni seviyorum.

İyi ki varım.

İyi ki benim.

Ne mutlu!

Çok mükemmel değilim.

Ama benden bir tane daha yok!

Beni seven böyle sevsin!

Sevmeyene de zaten yol verdim,

Gitsin…

Bir Çay Koyda Demlenelim

bir-cay-koyda-demlenelim

Bu gece yine uzun…

Düşünülecek, özlenecek, beklenecek çok şey var.

İşin ilginç yanı beklemek de acı verici, onsuzlukta…

Ama daha kötüsü bu ikisi arasında karar verememek…

O yüzden dostum bir çay koyda demlenelim.

Ve söyle bakalım.

Beklemeli mi? Unutmalı mı?

Oysa Ben

Aslında bilmiyorum bu aralar ne yaptığımı.

Yazıyorum, okuyorum, çay içiyorum…

Sonra bir bakıyorum gece olmuş,

Yatıyorum…

Uyku tutmayan gözlerle hayallere dalıyorum.

Sonra bu hayalleri yazıyorum,

Ve görüyorum ki;

İnsanlar yazdıklarımda çaresizliklerine çareler arıyorlar,

Oysa ben çaresizliğimi yazıyorum,

İnsanlar yazdıklarımı çare sanıyorlar…