Paylaşmakta Yatıyor

paylasmakta-yatiyor

Her yıl yapılan ‘en iyi buğday’ yarışmasını yine aynı çiftçi kazanmıştı. Çiftçiye bu işin sırrı soruldu.

Çiftçi: Benim sırrımın cevabı, kendi buğday tohumlarımı komşularımla paylaşmakta yatıyor, dedi.

Elinizdeki kaliteli tohumları rakiplerinizle mi paylaşıyorsunuz?

Ama neden böyle bir şeye ihtiyaç duyuyorsunuz? diye sorulduğunda; neden olmasın, dedi çiftçi:

Bilmediğiniz bir şey var; rüzgâr olgunlaşmakta olan buğdaydan poleni alır ve tarladan tarlaya taşır. Bu nedenle, komşularımın kötü buğday yetiştirmesi demek, benim ürünümün kalitesinin de düşük olması demektir.

Eğer en iyi buğdayı yetiştirmek istiyorsam, komşularımın da iyi buğdaylar yetiştirmesine yardımcı olmam gerekiyor.

Sevgi ve paylaşmak en yakınınızdan başlar. Sonra yayılarak devam eder. Kin, cimrilik, nefret kimsenin hoşlanacağı davranışlar değildir…

Reklamlar

Kanar Ellerimiz

kanar-ellerimiz.jpg

Sende bir şeylerin başlaması için,

Bende bir şeylerin bitmesi gerekiyormuş belli ki…

Üzgünüm sevgilim,

Bundan böyle iki sınır ülkenin dikenli telleriyiz,

Dokunursak kanar ellerimiz…

Zamanla İyileşmiyor

zamanla-iyilesmiyor.jpg

Her yara zamanla iyileşmiyor,

Her giden ille de geri dönmüyor,

Çivi çiviyi her zaman sökmüyor,

Davul hep dengi dengine değil,

İnsan içince açılmıyor,

Dostlar kafa dağıtmaya yetmiyor,

Zaman her derdin ilacı değil…

Kim uydurdu bunları?

Kim inandırdı bizi bu yalana bilmiyorum ama,

Dilerim bunların hepsiyle kendisi sınanır…

Bana Geç Kaldın

bana-gec-kaldin

Sen bana geç kaldın.

Çünkü ilk başkası için ağladım ben.

İlk başkası vurdu sırtımdan.

İlk başkası yalan söyledi bana.

İlk başkası gitti benden.

İlk başkası hayallerimle oynadı.

İlk başkası öldürdü beni.

İlk başkası sevdiğini söyledi,

Sonra da sevmediğini,

Hatta daha sonra neden sevmediğini…

Sen çok geç kaldın bana.

İlk acım değilsin yani…

 

İki Kişi Sığmıyor

iki-kisi-sigmiyor

Birisi geldi; bir dostun, bir sevgilinin kapısını çaldı, sevgilisi; “Kimsin, a güvenilir er?” dedi. Adam: “Benim,” deyince; “Git,” dedi, “şimdi zamanı değil, böylesine sofrada olgunlaşmamış kişinin yeri yoktur.”

Ham kişiyi ayrılık ateşinden başka ne pişirebilir; iki yüzlülükten ne kurtarabilir? O yoksul gitti; tam bir yıl yollara düştü; sevgilinin ayrılığıyla kıvılcımlar saçarak cayır cayır yandı. O yanmış yakılmış kişi pişti; olgunlaştı.

Geri geldi, gene sevgilinin evinin çevresine düştü. Yüzlerce korkuyla, yüzlerce defa edebi gözeterek kapının halkasını çaldı; ağzından edebe aykırı bir söz çıkacak diye de korkup duruyordu. Sevgilisi: “Kapıdaki kim?” diye bağırdı.

Adam: “A gönüller alan,” dedi, “kapıdaki sensin.”Sevgilisi: “Mademki bensin, gel, içeriye gir,” dedi. “Bu ev dar, iki kişi sığmıyor.”

Biz İnsanoğluyuz

biz-insanogluyuz

Ne istediğimizi bilmeyiz çoğu zaman,

Babanın tabutunu taşırken anlarız kıymetini,

Sevgiliyi elden gidene kadar sevemeyiz,

Mutluluk dibimizdedir, kör olur göremeyiz.

Biz insanoğluyuz!

Rüyaya dosttan daha fazla inanırız.

Bardak kırar gibi kalp kırar,

Doğruluk gün gibi ortadayken,

Yalanı arar bulmak için, kıvranırız.

Biz insanoğluyuz!

Gerçekten seveni neredeyse döveriz.

Eğer kaçarsa nefret eden mutlaka yetişiriz,

Derdi varsa birinin en uzağından gider,

İyi gününde ondan daha fazla güleriz.

Biz insanoğluyuz.

Anayı ölümüne yakın hatırlarız.

Paraya her şeyden daha fazla aşığız.

Ümitlerimiz daha yeşermeden koparır,

Sevgimizi gösteremez, herkesten sakınırız.

Biz insanoğluyuz!

Kötünün niyetini iyinin şefkatini,

Ecel kapıyı çalana kadar anlayamayız.

Yardımı her şeyden çok bekler,

Küfrü ağızdan asla atmayız.

Biz insanoğluyuz!

Rahatlığın en yücesi hep hayalimiz.

Darlıktan ders almak en zor işimiz.

Burnumuz kanasa isyan eder,

Kuru ekmek zeytine şükredemeyiz.

Çünkü biz insanoğluyuz!…

Sizsiz Kalsın

sizsiz-kalsin.jpg

Susmak en zor ama en güzel cevaptır anlayana…

Biri sizi kırdıysa sessiz kalmak en iyi cevap olabilir.

Hala neden sessiz kaldığınızı anlamıyorsa,

Bırakın oda sizsiz kalsın.