Terzi

terzi
Bir bilgeye sormuşlar:

Efendim, dünyada en çok kimi seversiniz?

Terzimi severim, diye cevap vermiş.

Soruyu soranlar şaşırmışlar:

Aman üstad, dünyada sevecek o kadar çok kimse varken terzi de kim oluyor?

O da nereden çıktı? Neden terzi?

Bilge, bu soruya da şöyle cevap vermiş:

Dostlarım, evet ben terzimi severim.

Çünkü ona her gittiğimde, benim ölçümü yeniden alır.

Ama ötekiler öyle değildir.

Bir kez benim hakkımda karar verirler, ölünceye kadar da, beni hep aynı gözle görürler.

Reklamlar

Mutlaka Yaşayacaktır

Yalnızlığı zayıflık olarak algılamayın.

Aslında yalnız olan kişiler,

Hak ettikleri kişiyi bekleyecek,

Sabır ve güce sahip demektir.

Ve bu hayatta değişmeyen bir gerçek var ki,

Bir gün herkes hak ettiği şeyin değerini mutlaka yaşayacaktır…

Anlatsam Anlamayacağınız

Ne olmuş yani,

Sigarayı yaktığımda bir yerlere dalıp uzun uzun bakıyorsam.

Siz biliyor musunuz ki o an neler düşündüğümü?

O anlarda benim canımdan can götüren hikayelerim geliyor aklıma,

Anlatsam anlamayacağınız,

Sustuğumda anlamadığınız…

Kum ve Kaya Üstüne Yazılanlar

kum-ve-kaya-ustune-yazilanlar.jpg
Bir zamanlar iki arkadaş çölde yolculuk yapıyorlardı. Yolun bir yerinde aralarında tartışma çıktı ve arkadaşlardan birisi diğerinin yüzüne bir tokat attı. Tokat yiyen arkadaşın canı yanmış, kalbi kırılmıştı; ama hiçbir şey demedi, sadece eğilip kuma şunları yazdı: “Bugün en iyi arkadaşım yüzüme bir tokat attı.”

Yürümeye devam ettiler. Gece olduğunda, yaktıkları ateşin yanında yemeklerini paylaştılar ve sonra da uyudular. Ertesi sabah yollarına devam ettiler. Fakat suları bitmek üzereydi. Neyse ki, sonunda bir vahaya ulaştılar. Doya doya su içtiler, mataralarını doldurdular. Sonra suda yıkanmaya karar verdiler. Tokat yemiş olan arkadaş, suyun balçıklı kısmına takıldı. Kendi başına kurtulamadığı gibi, gitgide batıyordu. Ama arkadaşı hemen atılıp onu kurtardı. Suda boğulmanın eşiğinden kurtulan arkadaş, biraz ötedeki bir kayanın yanına gitti ve kayanın üzerine şu yazıyı kazıdı: “Bugün en iyi arkadaşım hayatımı kurtardı.”

Bir önceki gün en iyi arkadaşını tokatlamış, bugün ise onun hayatını kurtarmış olan arkadaşı sordu: “Senin canını yaktıktan sonra, kumun üstüne yazmıştın, şimdi ise bir kayanın üstüne yazıyorsun, neden?” Diğer arkadaşı ona şu cevabı verdi: “Birisi bizi incittiğinde, bunu kumun üstüne yazmalıyız, ta ki affedicilik rüzgarları onu kolayca silebilsin. Fakat birisi bize iyilik yaptığında onu kayanın üstüne nakşetmeliyiz ki; ne öfke, ne intikam rüzgarları onu oradan hiç silemesin.”

Çıkarcı İnsanlar

Çok büyük hayallerimi,

Küçük insanlar üzerine kurmuşum…

Çıkarcı insanlar değişmez,

Sen yanarken bile,

Isınmak için etrafına toplanırlar…

Sevdiklerim İçin

Sevmediğim yerlere,

Hep sevdiklerim için gittim.

Ama anladım ki,

İnsan gitmesi gereken yerde kaldıkça,

Daha çok kaybediyormuş…

Ömürden Saymayız

Başlığım

omurden-saymayiz
Bir gün dervişin biri, bir köyün mezarlığı yanından geçerken bir şey dikkatini çekmiş. Mezarlıktaki bütün mezarların üzerindeki taşlarda ‘Beş yıl yaşadı’, `Üç yıl yaşadı’, “Sekiz yıl yaşadı” gibi yazılar görmüş. Köye varmış. Köylüler dervişi köy odasında misafir etmiş. Yemek yenilip sohbet başlayınca derviş köyün ileri gelenlerine sormuş:

“Merak ettim. Köye gelirken mezarlıktan geçtim. Mezarlıkta bir şey dikkatimi çekti. Bütün mezar taşlarında üç yıl yaşadı, beş yıl yaşadı, sekiz yıl yaşadı gibi ifadeyle yazıyor. Oysa bu mezarların çoğu yıllar boyu yaşamış, ihtiyarlamış ve vefat etmiş insanlara ait. Niçin böyle yazılmış, bunun nedenini çok merak ettim,” demiş.

Köyün ileri gelenleri cevap vermişler: “Biz ömrümüzü dostlarımızla, sevgiyle ve mutlulukla bir arada geçirdiğimiz zamanla değerlendiririz. Diğer zamanları ömürden saymayız!”