Yol İstiyor

Temel, yıllar sonra biriktirdiğiyle elden düşme Murat 124 alır. Arabasıyla memleketine giderken araba arızalanır. Yolun kenarına çeker, motor kapağını açar, ne olduğunu anlamaya çalışırken bir Ferrari yanaşır:

— Hayrola hemşerim, arabanın nesi var? İstersen senin arabayı benimkine bağlayalım, çekeyim ilk tamirciye kadar.

Temel bu teklife çok sevinir. Ara halatı ile Murat’ı Ferrari’nin arkasına bağlarlar. Ferrari’nin sahibi genç uyarır:

— Ben hız yapmayı çok severim. Eğer farkında olmadan aşırı hız yaparsam, sen selektör yap beni uyar!

Temel:
— Tamam!

Yola koyulurlar. Bir süre sonra Ferrari gaza basmaya başlar, 60 – 80 – 100 derken, Murat 124 arkadan selektör yapar.
Ferrari durumu anımsar ve yavaşlar, bir sure sonra Ferrari yeniden gaza basar, 60 – 80 – 100… Selektör yeniden anımsatır.

Ferrari yavaşlar. Yolda bu şekilde ilerlerken bir Lamborghini Ferrari’ ye yaklaşır:
— Kapışalım mı?

Ferrari yanıtlar:

— Nesine?

— 340 km. ötedeki benzinliğe ikinci varan, ilk varanın deposunu doldurur.

Ferrari hemen onaylar ve yarışa başlarlar. 120 – 140 – 180 – 220…
O arada trafiği denetleyen helikopterdeki görevli polis, genel merkeze bilgi vermektedir:

– Komiserim, şehrin kuzeyindeki yolda trafik güvenliği tehdit altında! 3 araç yarış yapıyor. Ferrari ile Lamborghini saatte 300 km hızla yan yana gidiyorlar, arkadan da Murat 124 onları geçmek için 10 dakikadır sellektör yapıp yol istiyor!… 

İnsan Olan Zaten

Parayla ev alınır, yuva alınamaz.

Yatak alınır, uyku alınamaz.

Saat alınır, zaman alınamaz.

Kitap alınır, bilgi alınamaz.

Yemek alınır, iştah alınamaz.

Mevki/makam alınır, saygınlık alınamaz.

Kan alınır, hayat alınamaz.

İlaç alınır, sağlık alınamaz.

Peki ya insanlık?

İnsan olan zaten para için satmaz…

Anlat Artık

Oturalım bir gece ay’ın altına,

Eskisi gibi sarılmaya da gerek yok.

Bu sefer geç karşıma,

Neden biz olamadık,

Anlat artık bana…

İki Gönül Arasına

Bir genç bir kıza yüreğini kaptırmış. Gözleri sadece onu görmekte dudakları sadece onu anmakta. Ama gelgelim ki bu kız valinin kızıymış. Genç dayanamamış en sonunda valinin yanına çıkmış kızını istemiş. Vali gençle dalga geçmek için

-Sana kızımı bir şartla veririm. Ali’nin kellesini bana getireceksin.

Ali ki Allah’ın kılıcı Ali ki heybeti cihana değer. Ali ki güçlülerin güçlüsü Ali ki halife…

Ama genç aşkını bastıramamış. Kılıcını kuşandığı gibi Alinin diyarına günlerce süren yolculuğundan sonra Ali’nin diyarına varmış. Yoldan geçen birisini durdurup Hz. Ali’yi nerden bulurum diye sormuş.

-İşte şu ağacın gölgesinde dinleniyor.

Genç ağacın yamacına yaklaşmış. Belinden kılıcını çıkarmış, tam Ali’nin kellesini alacakmış ki kılıç elinden düşmüş. Ali sesten uyanmış, hemen kılıcı yerden almış ve sormuş.

-Delikanlı neden beni öldürmek istedin?

Genç gayet sıcakkanlı bir şekilde;

-Bir kıza sevdalandım. Babasına gittim istedim. Babası ancak senin kelleni götürürsem kızını verecekmiş.

Hz. Ali elindeki kılıcı gencin eline vermiş;

-HADİ DAHA NE DURUYORSUN, EĞER BAŞIM İKİ GÖNÜL ARASINA GİRMİŞSE BU KELLE BU GÖVDEYE HARAMDIR….

Baştan Kaybetmişim

Kimi ya da neyi sevdiysem en az onunla vakit geçirebildim.

Hiçbir şeyi ya da hiç kimseyi doya doya,

Tadını çıkara çıkara sevemedim.

Elimden alınır ya da kaybederim korkusu,

İçimden gelenlerin bir adım önündeydi hep.

Çok sonra anladım ki,

Ben aslında sahip olduğumu zannettiğim tüm sevdiklerimi,

En baştan kaybetmişim…

Affedilerek Gidersin

Bana hata yaparsan seni affederim.

Bir daha hata yaparsan yine affederim.

Ama asla bir daha şans vermem…

Yani demem o ki,

Affedilerek gidersin,

Ve bir daha asla geri dönemezsin…

Öyle Karşıla Ki

Çocuğunu öyle karşıla ki;

Eve geldiği zaman en güzel yere geldiğini hissetsin.

Eşini öyle karşıla ki;

Yanına geldiği zaman, en doğru insana kavuştuğunu hissetsin.

Anneni öyle karşıla ki;

Doğumunda ki ağrıları lezzetle takas etsin.

Babanı öyle karşıla ki;

Ömür boyu bir başka evlada imrenmesin.

Fakiri öyle bir karşıla ki;

Ona serdiğinden büyük, bir dua sofrası sersin.

Zengini öyle karşıla ki;

Gönlünü gördüğünde, kendi gönlünün fakirliğinden kahretsin…