Sekiz Numaralı Kutu

Doktorun biri yeni bir muayene açmış. Kapıya yazmış;

“Vizite ücreti 100 Dolar. İyileştiremediğimiz hastaya beş mislini veriyoruz. Vizite pahalı ama, doktor gerçekten doktor…

Her gelen hasta iyileşip gidiyor. Doktorun ünü her geçen gün artıyormuş…

Uyanığın biri doktora gidecek, iyileşmeyecek ve beş misli parayı geri alacak ya, kapıyı çalmış…

“Doktor! Ağzımın tadı hiç yok… Öyle kötüyüm ki, hiçbir şeyin tadını alamıyorum…”

Doktor adama şöyle bir bakmış, hemşireye seslenmiş:

“Hemşire hanım! Sekiz numaralı kutuyu getirin”

Hemşire adama uzatmış kutuyu, adam; bir kaşık içindekinden yemiş ve anında tükürmüş…

“Ama bu bok!”

Doktor sakin;

“Evet! İyileştiniz. Tad alıyorsunuz artık..”

Adam, parayı ödemiş sinirleri tepesinde gitmiş…

Aradan birkaç ay geçmiş, büyük bir hırsla yeniden kapısına dayanmış doktorun…

“Doktor bey, ben de hafıza kaybı başladı. Her şeyi unutuyorum!”

Doktor, adama şöyle bir bakmış yine, hemşireye dönmüş,

“Kızım, sekiz numaralı kutuyu getirir misin?” demiş.

Adam, hemen itiraz etmiş,

“Ama, o kutuda bok var!”

Doktor;

“Doğru! Bakın, hafızanız da yerine geldi…

Bu Gece

Kimse görmesin, tanımasın beni bu gece.

Çekemem boş muhabbetleri.

Dokunmayın bırakın kendi halime.

Rüzgar nereden eserse.

Hesap kitap yok bu gece…

Özgürlüğün Hastasıyım

Kimseyle hiçbir konuda yarış halinde değilim.

Kimseden akıllı, kimseden güzel, kimseden iyi olma gibi bir iddiam yok.

Kimse için en değilim.

Daha değilim.

Bu devasa iddiasızlığın bana verdiği özgürlüğün hastasıyım…

Vesile Olmak

Cerrahın telefonu çalar, arayan hastane sekreteridir.

-Buyurun sizi dinliyorum.

-Sayın hekim, ağır hasta var, acele bütün işinizi bırakın gelin.

-Geliyorum deyip hekim telaşla yola düştü. Hekimi hastanede hastanın babası hışımla karşıladı:

-Benim oğlum ölüm döşeğindedir, ne için bu kadar geç kaldınız? Sizin kendi oğlunuz olsaydı yine böyle yapar mıydınız?

Cerrah gülümsedi:

-Bana haber verilir verilmez acelece geldim. Bir de unutmayın ki, hayat ve ölüm Allah’ın elindedir.

Cerrah ameliyat odasına girdi. Ameliyat iki saat sürdü. Cerrah odadan çıkıp koridordaki babanın yanından sakince geçip gitti. Ardından yardımcı hekim çıktı. Babaya oğlunuz yaşayacak dedi. Baba bir an sevindi, sonra yine hiddetlenip dedi:

-Bu cerrah çok kötü ve insafsız bir adam. Ne vardı yani, çıkarken bana iyi haberi o verseydi.

Yardımcı hekimin gözleri doldu ve adamı hayatı boyunca pişmanlığa sevk edecek olan şu cevabı verdi:

-Cerrah çok güzel insandır. Onun oğlu otomobil kazasında bugün vefat etti. Biz onu defin merasiminden çağırdık. Oğlunun defin merasimini yapamadan sizin oğlunuzun şifasına vesile olmak için hastaneye geldi…

Katilim Olmadan Git

Git iş işten geçmeden, çok geç olmadan vakit,
Günahıma girmeden, katilim olmadan git!

Git de şen şakrak geçen günlerime gün ekle,
Beni kahkahaların sustuğu yerde bekle.

Git ki siyah gözlerin arkada kalmasınlar,
Git ki gamlı yüzümün hüznüyle dolmasınlar.

Madem ki benli hayat sana kafes kadar dar,
Uzaklaş ellerimden uçabildiğin kadar.

Hadi git, benden sana dilediğince izin,
Öyle bir uzaklaş ki karda kalmasın izin.

Kahrımın nedenini söylesem irkilirler;
Çünkü herkes beni Kays, seni Leyla bilirler.

Sanırlar ki sen beni biricik yar saymıştın;
Oysa ki hep yedekte, hep elde var saymıştın.

Hadi git, ne bir adres, ne bir hatıra bırak,
Zannetme ki pişmanlık, mutluluk kadar ırak!

Sanma ki fasl-ı bahar geldiği gibi gitmez,
Sanma ki hüsranını görmeye ömrün yetmez.

Her darbene tehammül edecektir bedenim,
Gururum mani olur perişanıma benim.

Yari Ferhat olanın ellerle ülfeti ne?
Şirin ol katlanayım dağ gibi külfetine.

Henüz layık değilken tomurcuk kadar aşka,
Sana gül bahçesini kim açar benden başka!

Hercai arılara meyhanedir çiçekler,
Kim bilir şerefinden kaç kadeh içecekler!

Madem aşk tablosunun takdirinden acizsin,
Git de çağdaş ressamlar modern resimler çizsin.

Ne vedaya gerek var, ne de mektuba hacet,
Git de Allah aşkına bir selama muhtaç et!

Güllere de aşk olsun gene sen kokacaksan!
Fallara da aşk olsun gene sen çıkacaksan!

Kopsun nerden inceyse artık bu bağ, bu düğüm,
Her gece daha berbat, daha vahim gördüğüm.

Korkulu düşlerimi yorumdan kaçıyorum;
Sırf sana üzülüyor, sırf sana acıyorum.

Git iş işten geçmeden, çok geç olmadan vakit,
Günahıma girmeden, katilim olmadan git.

Herkesle Konuşulmaz

Herkesle konuşulmaz,

Bazılarıyla susmak gerekir.

Ve bazı insanların yanında zaman geçmek bilmez,

Bazı insanların yanında ise zaman geçer,

Siz bilmezsiniz.

Hayatta parayla alınamayacak en değerli şeylerden biride,

Senin derdini kendi derdi gibi gören dosttur…

Albert Einstein ile Charlie Chaplinin Sohbeti

Albert Einstein, Charlie Chaplin’le tanıştığıında,

Ona şunları söylemiş;

“Sanatınızda en çok hayran olduğum nokta ne biliyor musunuz?

Evrensellik!

Tek bir kelime bile söylemiyorsunuz,

Ama tüm dünya ne demek istediğinizi anlıyor.”

Charlie Chaplin ise şöyle cevap vermiş;

“Doğru!

Ama sizin şöhretiniz çok daha muazzam.

Çünkü kimse ne dediğinizi anlamıyor,

Ama yine de tüm dünya size hayran.”