Gerekli Ekipman

Bir çift göl kıyısına tatile gider.

Gölde bazı bölümlerde balık avlamak yasaktır. Koca, yasak olmayan bölümlerde avlanarak, kadın da kitap okuyarak günlerini geçirmektedirler.

Derken bir gün adam balık avlamaktan gelir ve öğleden sonra kestirmek üzere odasına çekilir. Kadının canı sıkılır ve botla gölde bir gezinti yapmaya karar verir.

Bu gezinti umduğu gibi gitmez ve botun hakimiyetini yitirir. Bot göl üzerinde serbestçe dolaşmaya başlar. Kadın da yapacak bir şey olmadığı için çıkarıp kitabını okumaya başlar.

Derken devriyeye çıkmış olan şerif kadını görür ve yanına yanaşır.

“Hanımefendi burada ne yapıyorsunuz?”

“Görmüyor musunuz, kitap okuyorum.”

“Ama bu bölgede balık avlamak yasaktır.”

“Zaten ben de balık avlamıyorum.”

“Ama gerekli bütün ekipmana sahipsiniz, sanırım sizi karakola götürüp ceza kesmem gerekiyor.”

“Eğer böyle bir şey yaparsanız ben de bana tecavüz ettiğinizi söylerim.”

“Size dokunmadım bile!”

“Ama gerekli tüm ekipmana sahipsiniz, değil mi?”

İcat Etti

Erkek, silahları buldu, avlanmayı icat etti.

Kadın, avcılığı buldu, kürkü icat etti!

Erkek, renkleri buldu, boyamayı icat etti…

Kadın, boyamayı buldu, makyajı icat etti!

Erkek, konuşmayı buldu, sohbeti icat etti…

Kadın, sohbeti buldu, dedikoduyu icat etti!

Erkek, tarımı buldu yemeği icat etti…

Kadın, yemeği buldu, diyeti icat etti!

Erkek, dostluğu buldu, askı icat etti…

Kadın, askı buldu, evliliği icat etti!

Erkek, ticareti buldu, parayı icat etti.

Kadın, parayı buldu ve bundan sonrası tam bir felaket!..

Aman Tanrım

Amerika'da koyu dindar dört kadın, bir yandan kahve içiyorlar, bir yandan sohbet ediyorlardı. 

Birinci kadın oğlundan söz açtı:

"Benim oğlum rahiptir. Bir topluluğa girdiğinde onu gören herkes kendisine 'Peder' der".

İkinci kadın da kendi oğlundan söz etti:

"Benim oğlum ise papazdır. Bir topluluğa girdiğinde onu gören herkes kendisine 'Aziz Peder' der."

Üçüncü kadın da oğluyla övündü:

"Benim oğlum ise kardinaldir. Bir topluluğa girdiğinde onu gören herkes kendisine 'Yüce Aziz' der."

Üç kadın oğullarıyla övünmelerini bitirdikten sonra dördünü kadını dinlemeye hazır olduklarını belirtmek için gözlerini ona dikerler ve beklemeye başlarlar. Fakat dördüncü kadın konuşmuyor, büyük bir keyifle kahvesini yudumluyordur.

İlk üç kadın bir ağızdan sorarlar:

"Ya senin oğlun. Sen de söz etsene oğlundan..." 

Dördüncü kadın kahvesinden son yudumunu da aldıktan sonra ağır ağır konuşarak oğlunu anlatmaya başlar:

"Benim oğlum 1.95 boyunda, dalgalı siyah saçlı, yeşil gözlü, geniş omuzlu, atletik yapılı, son derece şık giyinen ve 27 yaşında olmasına rağmen çok zengin bir kişidir. Bir topluluğa girdiğinde onu gören tüm kadınlar birbirlerinin kulaklarına eğilirler ve 'Aman Tanrım' derler."