Öyle Giderim

Sen yorulma ben giderim.

Silahını çekip vurmana gerek yok,

Sensiz zaten biterim.

Seni severken sana sormadım ki,

Danışmadım ki,

Şimdi seni unutmak için senden yardım dileyeyim.

Kafana takma acıları,

Ben içime atar öyle giderim…

Bırak Kopsun

İnceldiği yerden kopması gereken şeyleri bırakın kopsun.

Bundan korkmayın.

İnatla kopmaması için attığınız düğümler sadece süreci biraz daha uzatır,

Ve size üzüntüden başka bir şey vermez…

Şehadet Şerbeti

Çok önceleri doktorlar cephede yaralanan askerleri tedavi etmek için ellerinden gelen her şeyi yaparlarmış.

Bazı durumlarda ise fazla bir seçenekleri kalmazmış.

Savaşlarda yaralanan ancak yarası ağır ve kurtarılma imkânı olmayan askerlere, hekim, yanında taşıdığı ve “Hekim Matarası” denilen mataradan son anlarında ağzı tatlansın diye şerbet verirmiş.

Şehadet şerbeti içirilen yaralı askerler öleceklerini anlayıp Şehadet getirirmiş.

Bu sebepten, şerbetin adına, “Şehâdet şerbeti” denilmiş.

Şehadet şerbeti sıradan şerbetlerden ayıran ve özel kılan iki şeyden birincisi;

Şehadet şerbetinin Zemzem suyu ile hazırlanmasıymış.

İkincisi ise sadece son nefesten önce ağır yaralanmış askerlere içirilmesiymiş.

Doktorlar Şehadet şerbetini özel yapılmış küçük fıçılar içerisinde yanlarında taşırlarmış.

İşte o günden beri şehit olduğunu duyduğumuz veya şehadete yürüyen birini anlattığımız sırada “Şehadet şerbetini ” içti deyimini kullanıyoruz…