Bilmiyorsan Vazgeç

Senin için “yasak” dediler.

– Yasaklar çiğnenmek içindir, dedim.

Senin için “imkânsız” dediler.

– Önemli olan imkânsızı başarmak, dedim.

Senin için “olmaz” dediler.

– Dünya da olmayacak şey yok, dedim.

Senin için “zor” dediler.

– Kolay olsaydı değeri olmazdı, dedim.

Onda bulduğun nedir ki dediler.

– Herkeste arayıp bulamadığım, dedim

Senin için “o ne” dediler.

– Hayattaki gülen yüzüm, dedim.

“Ona öyle nasıl bağlandın” dediler.

– Ben değil, o “bağladı” dedim.

“Oda senin gibi sevdi mi” dediler.

İşte cevap veremediğim tek şey buydu…

“Eğer bunu bilmiyorsan vazgeç” dediler.

– Vazgeçecek olsaydım sevmezdim, dedim..

Reklamlar

Bedava Serotonin

Birini sevmek ne güzel şey.

Yüzünü görüyorsun, mutlu oluyorsun.

Sesini duyuyorsun, mutlu oluyorsun.

Adını duyuyorsun, mutlu oluyorsun.

Dünyadaki en güzel şey.

Bildiğin bedava serotonin…

Şeytanlar Bile

İngiltere’de yaşayan Somali’li fakir bir kadın, yardım almak için bir radyo istasyonunu arar. Bu radyo programını dinleyen ateist bir İngiliz, bu Müslüman kadınla dalga geçmeye karar verir ve kadının isim ve adresini aldıktan sonra sekreterini çağırarak ona büyük miktar gıda ve yardım malzemeleri alıp kadına götürmesini ister. Ve sekretere; “Eğer kadın gıdayı kimin gönderdiğini sorarsa, ona şeytandan olduğunu söyle” diye emreder. Sekreter, kadının evine geldiğinde, kadın mutlulukla gelen malzemeleri kabul eder. Sekreter ona: “Bunları kimin gönderdiğini bilmek istemiyor musun” diye sorduğunda; Fatima isimli okuma yazma bilmeyen bu kadın malzemeleri gönderen ateist İngiliz düşünürü Dr. Timusi Vinter’in Müslüman olup adını Abdülhakim Murad olarak değiştirmesine vesile olacak şu hârika cevâbı verir : “Hayır, ilgilenmiyorum. Çünkü ALLAH bir şeyin olmasını istediğinde şeytanlar bile ona itaat eder” der.

Hatır Bile Soramamak

Çok zoruma gidiyor oğlum,

Çok canım acıyor lan…

Bir zamanlar birbirinin her şeyini bilen iki insanın,

Birbirine yabancı gibi davranması kaldırılıcak gibi bir şey değil.

Deliler gibi hesap sorduğun insana,

Hatır bile soramamak nedir?

İmkansız Aşkların Ülkesi

Deminden beri bakıyorum sana şöyle bir,

Kafanda biri var belli….

Aşığım zannediyorsun ya da zannettiğine aşıksın…

Öyle geldiğinden beri,

Sanki hayatın tek anlamı oymuş gibi dalıp dalıp gidiyorsun…

Belki o şimdi başkasıyla birlikte.

Seni aklına bile getirmiyor belki.

Ama sen salak gibi burada böyle oturmuş onu düşünüyorsun.

Tek taraflı aşk var ya,

Aptal eder adamı…

Al işte buralarda bu kadar aptal olmasının sebebi.

Bizim milletimiz aşk fakiri oğlum.

İmkansız aşkların ülkesi burası.

Aşıklar aşkını yaşayamıyor…

Niye?

Eeee aşk özgürlük ister de ondan.

Hani, nerede özgürlük?

Buralarda aşıksan kederine düşer,

Kaderine içersin…

Ye Diplomam Ye

İnsanlar okulu bitirdikleri zaman bir yerlere gelebileceklerini sanıyorlar. İyi bir okuldan bir şey öğrenmeden diploma almak istiyorlar. Çünkü bunun sayesinde birileri onları seçecek; iyi işlere girecekler ve para kazanacaklar. Ve de “ye kürküm ye” hesabı “ye diplomam ye” diye sofraya çökecekler. 

Bunun bir masal olduğunu okulu bitirince anlayacaklar. Bilmenin, öğrenmenin dışında başka çıkış yolu olmadığını elbet bir gün görecekler. Okulda sınıfta kalmasalar, hayatı geçemeyecekler. Tüm yaşamı bir okul olarak görmedikçe, öğrenmenin sırrına varmadıkça hiçbir yere varamayacaklarını belki de zor yoldan bir gün anlayacaklar.

Bizde Terk Etmek Yok

Bizde terk etmek yok dedik,

Varmış.

Biri beni terk etmek istiyorsa,

Ben de buna izin veriyorsam,

O kişi benim için ölmüş demektir.

Az önce bu ölü hepinizden helallik istedi.

Ben hakkımı helal etmiyorum…

Sus!

Ölüler konuşmaz.

Her ölü ister ki,

Sevdikleri de kendileriyle beraber gelsin.

Ama insanlar yalnız doğarlar,

Yalnız ölürler.

Sen de bu eve nasıl tek geldiysen,

Tek gideceksin…