Saplansın Kalbime

saplansin-kalbime

Komutanım;

Bana sana sıkılacak kurşunun önüne atlarım,

Senin ölmene izin vermem demiştiniz ya hani,

Atlamayın o kurşunun önüne,

Bırakın saplansın kalbime…

Benim askerde zaten ruhum ölmüş komutanım,

Bedenimin yaşamasına hiç gerek yok…

Bırakın da bari en azından şehit olayım.

Bırakın da bari bu vatan için can vereyim…

Muallak

muallak

Aslında en güzel aşk hiç tanımadığın birine olunandır…

Bir beden seçersin ve onu istediğin tüm huylarla donatırsın. İstediğin duyguyu yüklersin. Tüm düşünceleri senin istediğin gibidir. Sözünden çıkmaz falan…

Ne güzel olurdu demi tamamen itaatkar bir sevgili?

Gerçi o zaman sevgili olur muydu orası ayrı bir muallak?

İnsan Olmak

insan-olmak

Ne garip şey insan olmak. Hayata çırıl çıplak atılmak. Bir yol, bir sınır sana hitap eder. Elinden tutan’da olur, o eli yüzüne bir tokat gibi vuran’da…

Ne garip şey insan olmak. Bir bedende uyanmak. Sana hayat vermiş, sessizce söz vermiş, bir ömür boyu seni yaşatmaya ama bir gün ansızın yine sessizce gölgesini bile miras bırakmadan yok olmuş…

Ne garip şey insan olmak. İhtiyaçlar barındırmak içinde, karşılıksız sevgiyi beklemek, umut etmek, hayallere tutunmak, içindeki sesin sahibini duymak, bulamayacağını bildiğin yollarda, uçurumlarda aramaya çalışmak yalın ayak…

Ne garip şey insan olmak. Korkularının esiri olduğun aşkı, sevgiyi, şefkati, içinde saklamayı, sahiplerine iade etmekten öte içinde sana ait olmayan bir ağırlık yüreğine sığmayan bir yerlerde sana susamış, umutlara, sevgilere yer bırakmayan bir yükle son nefesini vermek. Çırıl çıplak veda etmek. Ardından tek bir damla gözyaşı akıtılmayacak uğruna veda etmek hayata…