Bir Soru

bir-soru.jpg

Bir üniversitede dersleri zayıf olan bir öğrenci profesöre “benim geleceğimle oynuyorsun, bu dersten geçersem mezun olacağım” der.

Profesör “Size sorular soruyoruz ve başarılı olanları geçiriyoruz” der.

Öğrenci “ben size bir soru sorayım cevap verirseniz beni geçirmeyin, veremezseniz geçirin” der.

Profesör kabul eder.

Soru: “Yasal olup mantıksız olan, mantıklı olup yasal olmayan ve hem mantıksız hem yasal olmayan bir şey söyleyin.”

Profesör cevap veremez. Öğrenciye en yüksek notu verir ve geçirir…

Profesör okulun en zeki öğrencisini çağırır ve soruyu ona sorar.

Öğrenci; “Siz 65 yaşındasınız eşiniz 23 yaşında bu yasal ama mantıklı değil. Eşinizin bir sevgilisi var 25 yaşında bu mantıklı ama yasal değil ve siz eşinizin sevgilisini en iyi notla mezun ettiniz bu ne mantıklı ne de yasal.”

Eski Dost

eski-dost.jpg

Şimdi nasıl olacak?

Her karşılaştığımızda kafalarımızı mı çevireceğiz?

Eski dosttan düşman olmaz derler.

Biz seninle aynı yola baş koymadık mı diyorsun ya,

Bak sana ne diyeceğim.

Bırak aynı yola baş koyduğunu,

Aynı yastığa baş koyduğun bile neler yapar neler.

Mesela çekip gider,

Seni terk eder.

Dımdızlak ortada kalırsın.

Şimdi ne halt edeceğim diye düşünürsün…

Sonra bir bakarsın gerçek eşin, dostun, arkadaşların var yanında.

Derdini, sevincini her şeyini paylaşanlar.

Sen ağladığında seni teselli etmek yerine,

Seninle birlikte göz yaşı dökenler…

Eğer bir gün başka birisi için göz yaşı dökersen gel yanıma.

Ancak o zaman yerin var yanımda…

Başkası Vurmuştur

baskasi-vurmustur.jpg

Doktor: “İçeride doğum yapan bayan yakınınız mı?”
Adam: “Evet, eşim.”
Doktor: “Ama bayan 25 yaşlarında…”
Adam: “Tamam işte, eşim o. Niye şaşırdınız, baba olamaz mıyım yani?”
Doktor: “Yoo, aklıma benim dedem geldi de.”
Adam: “Nesi varmış dedenizin?”
Doktor:  “Kendisi av meraklısı idi. Sürekli ava çıkardı. Ancak yaşlanınca zorlanmaya başladı. Bir gün ava çıkacakken kendisini uyardık, aman yapma dedecim, sen yaşlandın, ava gidemezsin diye. Kendisi ısrar etti ve hazırlandı. E, tabi yaşlılık, çıkarken tüfek yerine baston aldı eline. Ben de kendisiyle gittim. Ormanda bayağı yol yürüdükten sonra bir geyik gördük. Dedim ya, dedem yaşlı. Bastonu omzuna koydu, doğrulttu ve geyiğe bastonla ateş etti. Geyik o anda vurulup yere düştü…”
Adam: “Olur mu, başkası vurmuştur onu.”
Doktor:  “Ben de onu demeye çalışıyorum işte.”