Kadınlar İçin Offsayt

kadinlar-icin-ofsayt

Şöyle ki : Mango’ya girdiğini düşün. Yanında bir arkadaşın var. O kişi seninle aynı takımda yer alıyor. Karşı takımda da sevmediğin kızlar var. Lakin Mango öylesine kalabalık, öylesine kalabalık ki anlatamam.

Sende takım arkadaşınla beraber bir bluzu beğendin. Karşı takımdaki sevmediğin kişilerde aynı bluzu beğendiler. Ama siz bu bahsedilen bluzu onlardan daha önce kaptınız.

Kasanın kale olduğunu düşünelim. Karşı takımdaki kızlar da kasaya ulaşmamanız için savunma yapıyorlar ve kasanın önünde dikilmiş bekliyorlar. Senin de şöyle bir planın var. Takım arkadaşına diyorsun ki; “Sen kasanın arka tarafına geç, ben sana bluzu atayım, ödemeyi yap ve bluzu alalım.”

Arkadaşın kasanın arkasına yani kızların arka tarafına geçiyor ve sen bluzu ona fırlatıyorsun. Bu durumda ofsayta düşersiniz. He ama böyle yapmazsanız, sevmediğin o kızlarla yüz yüze, tartışarak, çirkefleşerek aralarından sıyrılıp kasaya ulaşır, ödemeyi yaparsanız ofsayta düşmezsiniz.

Ama şöyle bir şansınız da var. Sen tam bluzu fırlatacağın sırada arkadaşın kasa önünde savunma yapan kızların yanında durur ve sen fırlattığın anda koşmaya başlarsa ofsayta düşmeme ihtimaliniz var. Fakat zamanlamayı çok iyi ayarlamanız lazım. Çelişkili bir durumda gözler yan hakeme (bu durumda yan hakem kasiyer oluyor) çevrilir. Yan hakem devam etmenize izin verirse ve sizde bluzun ödemesini yapabilirseniz hem gol olur, hemde ofsayta düşmemiş olursunuz.

İşte ofsayt böyle bir şeydir ve Mango’da işe yarayabilir…

Reklamlar

Hükmen Yenik

hukmen-yenik.jpg

Sayende bugün mağlubiyeti kutluyorum…

Hani son dakikada golü buldum da beraberliği sağladım sanırsın, en azından beraberlik iyidir, kaybetmemişsindir en azından diye düşünürsün. Oysa ben daha maçın başında hükmen yenik sayılmışım da haberim yokmuş. Sağlık olsun be…

O değilde, ulan ne zaman gol diye bağırsam hayat hep ofsayt bayrağını çekiyor…

 

Ekipman

ekipman

Bir çift, göl kıyısına tatile gider…

Gölde bazı bölümlerde balık avlamak yasaktır. Koca, yasak olmayan bölümlerde avlanarak, kadın da kitap okuyarak günlerini geçirmektedirler. Derken bir gün adam balık avlamaktan gelir ve öğleden sonra kestirmek üzere odasına çekilir. Kadının canı sıkılır ve botla gölde bir gezinti yapmaya karar verir.

Bu gezinti umduğu gibi gitmez ve botun hakimiyetini yitirir. Bot göl üzerinde serbestçe dolaşmaya başlar. Kadın da yapacak bir şey olmadığı için çıkarıp kitabını okumaya başlar. Derken devriyeye çıkmış olan şerif kadını görür ve yanına yanaşır…

-“Hanımefendi burada ne yapıyorsunuz?”

-“Görmüyor musunuz kitap okuyorum.”

-“Ama bu bölgede balık avlamak yasaktır.”

-“Zaten ben de balık avlamıyorum”

-“Ama gerekli bütün ekipmana sahipsiniz, sanırım sizi karakola götürüp ceza
kesmem gerekiyor.”

-“Eğer böyle bir şey yaparsanız ben de bana tecavüz ettiğinizi söylerim.”

-“Size dokunmadım bile..!!”

-“Ama gerekli tüm ekipmana sahipsiniz, değil mi?”

Göl

gol.jpg

Padişahın biri bir gün sarayının etrafına kocaman bir göl yaptırır. Gölün içine bütün vahşi deniz yaratıklarını atar ve ülkenin dört bir yanına “Her kim buradan yüzerek karşıya geçerse mirasım ve kızım onundur” diye haberciler salar. Suya atlayan herkes ya geri döner ya da vahşi balıklara yem olur. Derken adamın birinin hiç ardına bakmadan son hızda yüzdüğünü görürler. Padişah nefes nefese kalmış olan adama sorar:

– Söyle bakalım kızımı mı istiyorsun?

Adam hala nefes nefesedir:

– Hayır.

– Tahtımı mı istiyorsun?

– Hayır.

– E söylesene be adam ne istiyorsun benden?

– Beni göle iten o o.ç.’nu bul bana!…

Hayat

hayat.jpg

Ertesi gün sana kavuşamayacağım için, uyuyamadığım geceler var benim. Sen bilir misin ki sevmek nasıl bir şeydir? Senin hiç sevdiğin insanın saçı güneşe meydan okudu mu? Sana hiç birisi beni yalnız bırakma dedi mi? Kötü insan yoktur bu hayatta. İyi niyeti suistimal edile edile kötüleştirilmiş insan vardır…

Kaybetmek koyar zaten adama. Aslında kaybetmekte değil de her seferinde kapattığın köşeden golü yemek koyuyor insana. Sonuçta çölün kendisine aşık olmuş insanlarız biz. Öyle bir çöl ki hem de, serinlemek için bir damla gözyaşına muhtaç bırakmış. Boşuna dememişler zaten, düşme! Düştüğün zaman ilk tekmeyi en yakınından yersin diye…

Aslında denizkızı sevgilin olacak, atacaksın akvaryuma, vereceksin yemini, arada bir suyunu değiştireceksin. Terk edip gidemezde, koyacaksın çayını, hele birde açtın mı Deniz Seki’den suya hapsetti mi, değme keyfine. Ama hayat değişiktir işte. İnsanlar hayatınıza girip çıkacaklar, fakat doğru insanlar daima kalacaktır. Ama yinede vazgeçemeyeceğiniz kul olmasın bu hayatta. Çünkü ağaçta duran kuş, dalın kırılmasından hiç korkmaz. Onun güveni ağaca değil, kendi kanatlarınadır…