İki Gönül Arasına

Bir genç bir kıza yüreğini kaptırmış. Gözleri sadece onu görmekte dudakları sadece onu anmakta. Ama gelgelim ki bu kız valinin kızıymış. Genç dayanamamış en sonunda valinin yanına çıkmış kızını istemiş. Vali gençle dalga geçmek için

-Sana kızımı bir şartla veririm. Ali’nin kellesini bana getireceksin.

Ali ki Allah’ın kılıcı Ali ki heybeti cihana değer. Ali ki güçlülerin güçlüsü Ali ki halife…

Ama genç aşkını bastıramamış. Kılıcını kuşandığı gibi Alinin diyarına günlerce süren yolculuğundan sonra Ali’nin diyarına varmış. Yoldan geçen birisini durdurup Hz. Ali’yi nerden bulurum diye sormuş.

-İşte şu ağacın gölgesinde dinleniyor.

Genç ağacın yamacına yaklaşmış. Belinden kılıcını çıkarmış, tam Ali’nin kellesini alacakmış ki kılıç elinden düşmüş. Ali sesten uyanmış, hemen kılıcı yerden almış ve sormuş.

-Delikanlı neden beni öldürmek istedin?

Genç gayet sıcakkanlı bir şekilde;

-Bir kıza sevdalandım. Babasına gittim istedim. Babası ancak senin kelleni götürürsem kızını verecekmiş.

Hz. Ali elindeki kılıcı gencin eline vermiş;

-HADİ DAHA NE DURUYORSUN, EĞER BAŞIM İKİ GÖNÜL ARASINA GİRMİŞSE BU KELLE BU GÖVDEYE HARAMDIR….

Öyle Karşıla Ki

Çocuğunu öyle karşıla ki;

Eve geldiği zaman en güzel yere geldiğini hissetsin.

Eşini öyle karşıla ki;

Yanına geldiği zaman, en doğru insana kavuştuğunu hissetsin.

Anneni öyle karşıla ki;

Doğumunda ki ağrıları lezzetle takas etsin.

Babanı öyle karşıla ki;

Ömür boyu bir başka evlada imrenmesin.

Fakiri öyle bir karşıla ki;

Ona serdiğinden büyük, bir dua sofrası sersin.

Zengini öyle karşıla ki;

Gönlünü gördüğünde, kendi gönlünün fakirliğinden kahretsin…

Şeytanlar Bile

İngiltere’de yaşayan Somali’li fakir bir kadın, yardım almak için bir radyo istasyonunu arar. Bu radyo programını dinleyen ateist bir İngiliz, bu Müslüman kadınla dalga geçmeye karar verir ve kadının isim ve adresini aldıktan sonra sekreterini çağırarak ona büyük miktar gıda ve yardım malzemeleri alıp kadına götürmesini ister. Ve sekretere; “Eğer kadın gıdayı kimin gönderdiğini sorarsa, ona şeytandan olduğunu söyle” diye emreder. Sekreter, kadının evine geldiğinde, kadın mutlulukla gelen malzemeleri kabul eder. Sekreter ona: “Bunları kimin gönderdiğini bilmek istemiyor musun” diye sorduğunda; Fatima isimli okuma yazma bilmeyen bu kadın malzemeleri gönderen ateist İngiliz düşünürü Dr. Timusi Vinter’in Müslüman olup adını Abdülhakim Murad olarak değiştirmesine vesile olacak şu hârika cevâbı verir : “Hayır, ilgilenmiyorum. Çünkü ALLAH bir şeyin olmasını istediğinde şeytanlar bile ona itaat eder” der.