Eğitim Mi Cibiliyet Mi

egitim-mi-cibiliyet-mi.jpg

Padişah vezire sormuş:

Vezir;

-Eğitim mi önemli cibiliyet (soy-sop-mezhep) mi?

Vezir düşünmeden cevap vermiş:

-Cibiliyet padişahım.

Padişah memleketin her yerine tellallar çağırtmış.

-Duyduk duymadık demeyin, en iyi hayvan eğiticisine yüz kese altın.

En iyi hayvan eğiticisi padişahın huzuruna çıkarılmış.

Padişah hayvan eğiticisine sormuş:

-Bir kediye tepsiyle servis yapmayı ne kadar zamanda öğretebilirsin?

-Altı ayda öğretirim padişahım.

Altı ay dolmuş, huzura alınmış.

Padişah:

-Öğrettin mi?

-Öğrettim padişahım.

Saray erkanı toplanmış, kedi elinde tepsi servis yapmaya başlamış, tam vezirin önüne gelmiş; padişah yine vezire sormuş:

Vezir demiş.

-Eğitim mi önemlidir cibiliyet mi?

Vezir padişahın sorusuna cevap vermeden önce cebinde hazır tuttuğu fareyi yere bırakmış. Kedi tepsiyi attığı gibi farenin peşinde koşmaya başlamış. Tabi altı aylık eğitimde boşa gitmiş.

Vezir cevap vermiş.

-Cibiliyet padişahım.

Önüne bir fare düştüğünde, eline bir fırsat geçtiğinde, çıkarı için vatanını satmaktan, halkını harcamaktan tereddüt etmeyecek yüksek eğitimli kedilerden, Rabbimiz bu memleketi, bu milleti muhafaza kılsın…

Kahve

Her kahve aynı tadı taşımaz…

Nerede içiyorsan, kiminle içiyorsan ona göre değişir…

Sahilde oturduğun rüzgarlı bir sonbahar günü, en sevdiğin dostun ağlarken içtiğin kahvenin tadı kederlidir…

Kahve telvesine yüreğinin acısı karışır…

Bir pazar öğle sonrası annenin “hadi bir kahve yap da içelim” dediği kahve huzurludur… Köpükler annenin göz bebeklerine yansır… Dudağının kıyısında kalan küçük bir gülümsemedir…

Dostlarla içilen kahve neşedir… Kahkahalar köpüklerin üzerinde yüzer…

Tek başına gece vakti balkonda içtiğin kahve yalnızlıktır… Acıdır tadı… Ama garip de bir keyfi, lezzeti vardır…

Baban için yaptığın kahve sevgi doludur… Çay bardağında, az şekerli… Kahve gibi görünmez sana… Ama sıcaktır dumanı tüter ve kokusu büyülüdür…

Beklemediğin bir anda sana uzatılan kahve başkadır… Isıtır insanın içini…

Yorgun olduğunda içtiğin kahve hafifletir seni… Kendine getirir, unutturur günün ağırlığını…

Kahve aynı kahvedir belki… Köpüğüyle, rengiyle, dumanıyla aynı kahvedir ama içilen kahveler ruhunun süzgecinden geçer ve tadları değişir…

Her kahve aynı değildir bu yüzden…

Kahvenin dumanındaki 40 Yıllık Hatır kokusunu yüreğine çekenler beri gelsin,

Bize gelsin…

Hala Umudum Var

Zamanın kollarına bıraktım artık bazı şeyleri

Olmazları oldurmaya çalışmaktan yoruldum.

En çaresiz anlarımda, avutacak kimseleri bulamadım yanımda.

Bu yüzden güvenmek istemiyorum yüzüme gülümseyenlere.

Kırıldığım yerlerimden sarılmayı da beklemiyorum.

Yalnızca huzur diliyorum.

Ağrısız uyumak ve yıpranmadan uyanmak istiyorum her güne.

Biliyorum onca maskeli yüzler varken etrafımızda bunu dilemek belki de biraz ahmakça.

Ama benim hala umudum var.

Kim bilir bir an gelir değişir her şey…

Özlenenler kahrolur, özleyenler rahat uyur…