Saplansın Kalbime

saplansin-kalbime

Komutanım;

Bana sana sıkılacak kurşunun önüne atlarım,

Senin ölmene izin vermem demiştiniz ya hani,

Atlamayın o kurşunun önüne,

Bırakın saplansın kalbime…

Benim askerde zaten ruhum ölmüş komutanım,

Bedenimin yaşamasına hiç gerek yok…

Bırakın da bari en azından şehit olayım.

Bırakın da bari bu vatan için can vereyim…

Bir Garip

bir-garip.jpg

Ben bir garip olarak yaşıyorken hayatımı,

Geldin girdin izinsizce.

İstediğinde gittin,

İstediğinde döndün…

Bana çok yanlış yaptın.

Canımı yaktın,

Ahımı aldın…

Bilmeni isterim,

Aheste aheste ödeyeceksin yaktığın bu canın bedelini…

Ağır Ölüm

agır-olum

Ağır ağır ölür alışkanlığının kölesi olanlar…

Her gün aynı yoldan yürüyenler, yürüyüş biçimini hiç değiştirmeyenler, giysilerinin rengini değiştirmeye yeltenmeyenler, tanımadıklarıyla konuşmayanlar.

Ağır ağır ölür tutkudan ve duygulanımdan kaçanlar, beyaz üzerinde siyahı tercih edenler…

Ağır ağır ölür işlerinde ve sevdaların da mutsuz olup da bu durumu tersine çevirmeyenler. Bir düşü gerçekleştirmek adına kesinlik yerine belirsizliğe kalkışmayanlar, hayatlarında bir kez bile mantıklı bir öğüde aldırış etmeyenler.

Ağır ağır ölür yolculuğa çıkmayanlar, okumayanlar, müzik dinlemeyenler, gönlünde incelik barındırmayanlar.

Ağır ağır ölür özsaygılarını ağır ağır yok edenler, kendilerine yardım edilmesine izin vermeyenler, ne kadar şanssız oldukları ve sürekli yağan yağmur hakkında bütün hayatlarınca yakınanlar, daha bir işe koyulmadan o işten el çekenler, bilmedikleri şeyler hakkında soru sormayanlar, bildikleri şeyler hakkındaki soruları yanıtlamayanlar.

Deneyelim ve kaçınalım küçük dozdaki ölümlerden, anımsayalım her zaman, yaşıyor olmak yalnızca nefes alıp vermekten çok daha büyük bir çabayı gerektirir. Yalnızca ateşli bir sabır ulaştırır bizi muhteşem bir mutluluğun kapısına…