Terzi

terzi
Bir bilgeye sormuşlar:

Efendim, dünyada en çok kimi seversiniz?

Terzimi severim, diye cevap vermiş.

Soruyu soranlar şaşırmışlar:

Aman üstad, dünyada sevecek o kadar çok kimse varken terzi de kim oluyor?

O da nereden çıktı? Neden terzi?

Bilge, bu soruya da şöyle cevap vermiş:

Dostlarım, evet ben terzimi severim.

Çünkü ona her gittiğimde, benim ölçümü yeniden alır.

Ama ötekiler öyle değildir.

Bir kez benim hakkımda karar verirler, ölünceye kadar da, beni hep aynı gözle görürler.

Reklamlar

Ömürden Saymayız

Başlığım

omurden-saymayiz
Bir gün dervişin biri, bir köyün mezarlığı yanından geçerken bir şey dikkatini çekmiş. Mezarlıktaki bütün mezarların üzerindeki taşlarda ‘Beş yıl yaşadı’, `Üç yıl yaşadı’, “Sekiz yıl yaşadı” gibi yazılar görmüş. Köye varmış. Köylüler dervişi köy odasında misafir etmiş. Yemek yenilip sohbet başlayınca derviş köyün ileri gelenlerine sormuş:

“Merak ettim. Köye gelirken mezarlıktan geçtim. Mezarlıkta bir şey dikkatimi çekti. Bütün mezar taşlarında üç yıl yaşadı, beş yıl yaşadı, sekiz yıl yaşadı gibi ifadeyle yazıyor. Oysa bu mezarların çoğu yıllar boyu yaşamış, ihtiyarlamış ve vefat etmiş insanlara ait. Niçin böyle yazılmış, bunun nedenini çok merak ettim,” demiş.

Köyün ileri gelenleri cevap vermişler: “Biz ömrümüzü dostlarımızla, sevgiyle ve mutlulukla bir arada geçirdiğimiz zamanla değerlendiririz. Diğer zamanları ömürden saymayız!”

Gerçek Yoksulluk

gercek-yoksulluk

Günlerden bir gün zengin bir baba oğlunu bir köye götürdü. Bu yolculuğun tek amacı vardı, insanların ne denli yoksul olabileceklerini oğluna göstererek, yaşadıkları zenginliğin değerini daha iyi anlamasıydı.

Çok yoksul bir uzak akrabalarının evinde bir gün ve bir gece geçirdiler. Yolculuk dönüşü baba oğluna sordu:

“Orada gördüğün her şeyden sonra insanların ne kadar yoksul olabileceklerini anlamışsındır sanırım. Şimdi bizim zenginliğimizle onların fakirliklerini bir kıyasla bakalım.”

Çocuk anlatmaya başladı:

“Bizim evde bir köpeğimiz var, onların dört tane vardı. Bizim evde çok büyük bir havuz var. Onların ise içinde binlerce balığın oynaştığı uçsuz bucaksız dereleri var. Bizim bahçemizi aydınlatan lambalarımız, onların bahçelerim aydınlatan yıldızları var. Bizim görüşümüz ön bahçeye kadar, onlar ise tüm gökyüzünü görüyor.” Ve babasının hayret dolu bakışları arasında devam etti: “Teşekkürler baba, ne kadar yoksul olduğumuzu gösterdiğin için!”

Adam Olmayacak

Ne olacak benim bu halim,

Hiç bilmiyorum…

Birine dünyalar kadar kırgın olsam da,

Kılına zarar gelse ilk ben koşuyorum.

Belki de babamın çocukken dediği gibi,

Benden adam olmayacak…

Sebebi Vardır

Birinden uzak duruyorsa insan,

Elbette bir sebebi vardır.

Her zaman küslük değildir bunun adı,

Belki kızgınlık,

Belki kırgınlık,

Belki de kandırılmaktır…

Başarı Zenginlik ve Sevgi

basari-zenginlik-ve-sevgi

Alışverişe gitmek üzere evden çıkan bir bayan, kapısının karşısındaki kaldırımda bir bankta oturan bembeyaz sakallı, birbirinin tıpatıp aynısı üç ihtiyarı görünce şaşırdı.

Öğleye doğru bu kişilerin hala oturmakta olduklarım görünce onları yemeğe davet etti.

Üç yaşlıdan biri kadına eşinin evde olup olmadığını sordu. “Hayır,” cevabı alınca da “Eşiniz evde değilse, biz de içeriye gelemeyiz,” dedi.

Akşam eşi eve dönünce kadın olanları ve üzüntüsünü eşine anlattı eşi de dışarıya çıkıp bakmasını hala oturuyorlarsa akşam yemeğine çağırabileceğini söyledi. Adamların yanına onları yemeğe davet için gitti. Adamlardan biri, ” Biz asla üçümüz bir eve beraber misafir olamayız. Ancak birimizi gelebiliriz. Bak, benim adım Sevgi, bu arkadaşımın Başarı, diğerinin ise Zenginlik. Şimdi eve git ve bir karar verin. Sonra bizi çağırabilirsiniz.”

Kadın durumu eşine söyledi. Derin bir tartışmaya girdiler. Adam “Zenginlik’i çağıralım, eğer zenginlik olursa başarı ve sevgi de olur “diyordu. Karısı Başarı’dan yanaydı. Çünkü başarı beraberinde zenginlik ve sevgiyi de getirirdi. Kızları ise Sevgi’nin çağrılması gerektiğini söyledi.

Sonunda Sevgi’yi çağırmaya karar verdiler. Kadın ihtiyarların yanların gitti ve”Sevgi bizimle beraber gelecek ” dedi. Sevgi ayağa kalktı. Ama hemen arkasından Başarı ve Zenginlik ‘de ayaklandılar.

Onlar içeri girerken kadın sordu, “Ne oldu? Hani sadece biriniz gelecekti?” Sevgi yanıtladı. “Diğer arkadaşlarımı seçseydiniz öyle olacaktı. Ama bizde kural böyledir. Başarı ve Zenginlik daima Sevgi’nin hemen arkasından gelir.”

Annem Öğretti

Güzel konuşmak,

İnce düşünmek,

Halden anlamak,

Sevmek,

Düşeni kaldırmak,

Ağlayanı güldürmek,

Sarılmak…

Bunlar hep bedava biliyor musunuz?

Annem öğretti bana da,

Taaa küçükken.

Bir de;

Kedilerin kuyruklarından çekmemeyi,

Karınca yuvalarına basmamayı,

Salyangozları ezmemeyi,

Köpekleri taşlamamayı,

Çiçeklere basmamayı,

Ağlayan birini görünce neden ağladığını sormayı,

Düşen birisi olduğunda gülmek yerine el uzatıp kaldırmayı,

Birini sevdiğinde hissettirmeyi ve söylemeyi de öğretti bana.

Lütfen öğretin siz de çocuklarınıza…